Ramazanı Şiarlı Ve Şuurlu Karşılayalım


Geldi, gelecek derken on bir ayın sultanı kapılarımızı çaldı. Birilerine belki ansızın geldi; birilerine ise belki beklenen bir misafir gibi geldi. Ansızın gelenlerden ansızında gitme ihtimali her zaman fazladır. Onun yolunu bekleyenler, onun değer ve kıymetini bilenler; ruhen, alken, kalben ve bedenen ona hazırlanır, ayların sultanını, sultanlara yakışır bir biçimde karşılarlar. Onu şanına layık bir şekilde karşılayabilmenin en önemli yolu da hiç şüphesiz, şiarlı ve şuurlu olarak ona hoş geldin diyebilmektir.

Mümin insanın hayatının tamamında olması gereken bu şiar ve şuuru, mağfiret, rahmet ve azaptan kurtuluş vesilesi olan, bu mübarek ayda nasıl sağlamalıyız? Ramazanı nasıl şiarlı ve şuurlu geçirmeliyiz? Tabi bu soruya herkes kendi dünyasından hareketle cevaplar bulabilir ve tesis edilmesi gereken şiar ve şuuru, Ramazanının her bir gününe yayabilir. Ama yine de biz küçük bir katkı olması düşüncesi ile; “on bir ayın sultanını nasıl geçirmeliyiz?” sorusuna; Fatiha Sûresinin ayet sayısı olan yedi rakamından hareketle, yedi noktada cevap vermek istiyoruz.

1- MUHASEBE: Ramazan muhasebe ayıdır. Geçmişin, bugünün ve yarının muhasebesinin yapılması gereken, bir yıl başıdır. Neden, niçin, ne adına ve kimin hesabına deyip, tüm yapılan ve yapılmayanları ortaya döküp tahlilini yapma zamanıdır. Hesaba çekilmeden, hesaba çekmenin en önemli fırsatıdır.

2- NAMAZ: Ramazan ibadet ayıdır.İbadetlerin sultanı da hiç şüphesiz namazdır. O halde Ramazanda yapılması gereken en önemli husus; namazın ihdası ve ihyası için çalışmaktır. İhdas;dinin direği olan namazlara Allah’ın istediği kadar önem vermeyip, ya hiç kılmayanlar yada istenilen ölçüde, yani beş vakit yerine getir(e)meyenlerin yapmaları gereken bir vazifedir. Namazsız bir müslümanın neleri kaybedeceği gerçeğini bilerek, ilahî fırsat ayını vesile edinip, hemen namaza sarılmalı ve onu hayatında ihdas etmenin yollarını aramalıdır.

İhya ise; ölü gibi namaz kılanlar, Allah Resulü’nün ifadesi ile; kaybolup giden ibadetler, yani yapılmasına rağmen, şiar ve şuur terk edildiği için hayata müdahil olmayan, sadece şekilde kalan, hikmet ve manaları sağlanmadığı için bir türlü istenilen istifadenin elde edilemediği namazların yeniden diriltilmesidir. İnşallah bu bereket ayı; namazlarımızın da, bereketlenmesine vesile olur; teravihleri, cemaat namazları ve tabi teheccütleri ile; hepimizi gecesi de gündüz gibi mamur olanlardan olmamıza sebep olur.

3- SADAKA: Ramazan sadaka ayıdır.Allah yolunda ve sadece O’nun rızası için elindeki imkanlardan vererek temizlenme ayıdır. Verilmesi gereken mali bir yükümlülük olan zekatın dışında bir de gönüllü olarak, etrafımızdaki fakir, fukara ve mahrumları sevindirme fırsatıdır. Bu fırsatı iyi değerlendirmeli, az yada çok demeden  ne kadarına güç yetirebiliyorsak, ellerimizi cüzdanlarımıza uzatmalı ve bir yıl boyunca zorluklar içerisinde olan mazlumların sofralarını şenlendirme yollarını arama anıdır. Unutmayalım ki; burada sevindiren, orada sevinecektir.

4- SİLA-YI RAHİM: Ramazan kopan ve kopmaya yüz tutmuş bağların yeniden onarılması gereken bir aydır.Yakın ve uzak akrabaların, dost ve arkadaşların sorulması, zayıflayan bağların yeniden tesis edilmesi gereken bir aydır. Sağda, solda Hüseyinlik ve Zeyneblik yaptıklarını iddia edenlerin en yakın akrabalarını ihmal ettiklerini hatırlayarak, onlara el ve gönül vermeleri gerektiğini anlamaları gereken bir fırsattır. Uzanabildiklerini ziyaret ederek, gidemediklerini arayarak onları sevindirme zamanıdır.

5- DUA: Ramazan dua ayıdır. Müminin silahı, ibadetin beyni duayı çokça kullanması gereken bir aydır. Özellikle iftara yakın olan zaman dilimlerinde arşın saçaklarına sarılarak, ümmetin selametine, imanlarımızın diriliğine, kaybolan kardeşliklerimizin yeniden tesisine, bizden dua bekleyen vefat etmiş yakınlarımıza, tohumlarını ekip meyvelerini beklediğimiz gönüllere dua dua yakarmanın zamanıdır.

6- KUR’AN: Ramazan Kur’an ayıdır.Vahyin doğum günleri olan bu vakitler, bol bol vahye müracaat edip, onun ecza dolabından hastalıklarımızı tedavi edeceğimiz şifa günleridir. İlahî Kelam üzerinde tefekkür edilmesi, onunla yeniden hayat bulunması gereken önemli bir fırsattır.

7- HAYR: Ramazan hayır ayıdır.Hayırların en büyüğü olan; iyiliği emir ve tavsiye edip, kötülükten de alıkoymak için çalışma zamanıdır. Yüreklere bir saka gibi imanı taşımayı en büyük sevda bilip, bu yolda koşma ayıdır. Bu mesleğin peygamber mesleği olduğu şuuru ile, bulunduğu konuma layık bir liyakat ve sadakat kesb etme/ kazanma zamanıdır. Muhammed Emin Yıldırım

Paylaş: