YALANI HAYATIMIZDAN ÇIKARMAYA NE DERSİNİZ?


Gençlik Komisyonumuzdan yeni bir çalışma. Komisyonumuz her geçen gün değerlerin yitirildiği günümüz Müslüman dünyamızda, hem içe hem dışa yönelik bir çalışma içerisine girmeye hazırlanıyor.

Her ay için  ” kötü bir haslete yönelik “ savaşma adına bir çalışma başlatan Komisyonumuzun bu ayki konusu ” Yalan ” üzerine olacak…

Sırasıyla:

Ekim: Gıybet

Kasım: Yalan

Aralık: Alkollü İçki

Ocak: Faiz

Şubat: Zina

Mart: Dünya Hayatının Geçiciliği

Nisan: Kumar

Mayıs: İsraf

Haziran: Sosyal Medya Ahlakı

Temmuz: Kötü Söz Alışkanlığı

konuları ele alınacak.

Gayemiz;  her ay bu kötü hasletlere karşı savaş açarak, bu kötü amellerle mücadeleyi;  hem içe yönelik, hem de dışa yönelik olarak  insanların yeniden gündemine sokmaktır. Maalesef günümüz Müslümanların basite indirdiği bu kötü ameller, oysa ki hayatımızı ne kadar çok derinden etkiliyor farkında değiliz…

KASIM AYI: YALANLA MÜCADELE:

İnsanlar arasındaki ilişkiler karşılık  sevgi, saygı, muhabbet ve güvene dayanır. Doğruluk ve doğru söylemek toplumu kaynaştırıp birbirine bağlarken, doğru ve dürüstlüğün tersi olan yalan ve yalancılık ise insanlar arasındaki saygı ve güveni, dostluk ve kardeşliği ortadan kaldırıyor, hakların kaybolmasına, adaletin yerini zulmün almasına sebep oluyor.

Günümüzde bir çok yuvalar; yalan dolayısıyla sönüyor, aileler mahvolup gidiyor, insanlar arasındaki karşılıklı güven, sevgi ve saygı duyguları yerlerini kuşku, kin ve düşmanlığa bırakıyor. Bu yüzden kanlar dökülüp, cinayetler işleniyor.

Ve bütün günahların anahtarı olan yalan (kizb), maalesef günümüz Müslümanların dünyasında çok işler hale gelmiş ve artık farkına varılmaz bir günah olarak kalmıştır. Artık, alışverişlerimizde, muhabbetlerimizde, mizahlarımızda vs… yalan hiç farkına varmadığımız bir ilet olup çıkı vermiştir.

Yalan, bir çok büyük günahla irtibatlı olup, çoğunlukla diğer büyük günahlar tek başına olduğu hâlde yalan ise neredeyse hepsiyle irtibatlıdır. Meselâ, gıybet, dedikodu yapan yalan söyler, içki içip aklını, şuurunu kaybeden yalan söylemeye çok müsaittir. Kumar oynayan, kaybettiklerini almak için yalanla içli dışlıdır. Zina yalanlarla dolu bir büyük günah çeşididir. Bühtan, iftira suçunda yalan olmadan olmaz. Allah Resûlü (sas), Müslümanlardan hırsızlık, zina, içki gibi had cezası gerektiren en ağır suçları işleyenlerin bile Cennet e girebileceğini belirtir, fakat yalanı Müslüman a bir türlü yakıştıramaz. Çünkü yalancılık küfrün esasıdır, yalan  nifakın (münafıklığın, iki yüzlülüğün) birinci alâmetidir, yalan Kudret-i İlâhiye ye (Allah ın gücü ve kuvvetine) bir iftiradır, yalan hikmet-i Rabbaniye ye zıttır. Yüksek ahlâkı tahrip eden yalandır. İslâm âlemini zehirlendiren ancak yalandır, insanlık âleminin ahvalini fesada veren yalandır, insanları manevi ahlâktan geri bırakan yalandır, İslâmiyet in esası doğruluktur…

Artık yalanı basite almaktan vazgeçip ” Yalan ile imanın bir arada olmayacağının” farkına varıp sürekli hatırımızda tutmamız gerekmektedir. Yalanı hayatımızdan çıkarmaya başladığımız vakit, diğer günahlarında bizi terk edeceğini göreceğiz inşallah.

 

YALAN KONUSUNDA AYET VE HADİSLER:

Allah adına yalan söyleyen ve hak kendisine geldiği zaman onu yalanlayan kimseden daha zâlim kim vardır? Kâfirler için Cehennem de yer mi yok? (Zümer, 39/32)

Yalan sözden sakınınız (Hac 22/30). Ey İman edenler! Allah tan korkun ve doğru söz söyleyin (Ahzâb 33/70).

İçinde kuşku uyaran şeyleri bırak, terk et (kuşku olmayan bir iklimde yaşa). Doğruluk insanın içinde itmi nan (tam inanma, kalbin tatmin olması) ve oturaklaşma hâsıl eder. Yalana gelince burkuntudur, bulantıdır. (Tirmizî, Kıyame , 60)

Dâima doğruluğu araştırın; doğrulukta helâkinizi görseniz bile. Ancak muhakkak ki doğrulukta sizin kurtuluşunuz vardır. (Kenzü l-Ummal, 3/344)

-Bir insanın bunca zaman, insanlara yalan söylemekten kaçınıp da Allah a karşı yalan söylemesi düşünülemez. (Buharî, Bed ül-vahy , 6)

Bana altı şey hakkında tekeffülde bulunun (söz verin) ben de size Cennet i tekeffül edeyim; 1- Konuştuğunuzu zaman doğru konuşun; 2- Söz verdiğinizde sözünüzü yerine getirin; 3- Emânete hıyanetlik yapmayın; 4- Apış aranızı koruyun; 5- Gözlerinizi harama kapayın; 6- Ellerinizi haramdan uzak tutun. (Müsned, 5/323)

Kim bana çeneleri ile bacakları arasındaki şeyler hususunda garanti verirse ben de ona Cennet hususunda garanti veririm. (Buharî, Rikak , 23; Tirmizî, Zühd , 61)

Allah Resûlü (sallallahu aleyhi ve sellem), Size büyük günahların en büyüğünü haber vereyim mi? buyurmuş ve bunu üç kere tekrar etmişlerdi. Evet. deyince: Allah a şirk koşmak, anne-baba haklarına riayetsizlik, cana kıymak! buyurdular. Bu sırada dayanmış durumda idi, yere oturup:

Haberiniz olsun! Yalan söz, yalan şahitlik. dedi ve bunu o kadar tekrar etti ki, Keşke kesse artık! temennisinde bulunduk. (Buharî, Şehadet , 10; Müslim, İman , 143)

Müslüman, yalan ile imanın bir arada bulunamayacağını bilip yalandan kaçınarak doğruluğun temsilcisi olmalıdır. (Bkz. Müsned, 2/353)

Ey iman edenler! Allah tan korkun ve doğru söz söyleyin. (Yalan söylemeyip doğru söylerseniz) Allah işlerinizi düzeltir ve günahlarınızı bağışlar. (Ahzâb, 33/70-71)

Şüphe yok ki münafıklar, Cehennem in en alt katındadırlar (derk-i esfel). Artık onlara asla bir yardımcı da bulamazsın. (Nisa, 4/145)

Dört özellik vardır; kimde bu özellikler bulunursa o kimse halis münafıktır. Kimde bunlardan biri bulunursa, onu bırakıncaya kadar kendinde nifaktan bir özellik var demektir: Emanete hıyanet eder. Konuşunca yalan söyler. Söz verince sözünde durmaz. Husumet edince, kıskanınca haddi aşar. (Buharî, İman , 24; Müslim, İman , 106)

İnsanları güldürmek için mizah tarzında komik konuşanlara Hz. Peygamber (sallallahu aleyhi ve sellem) şöyle buyurmuştur: Yazıklar olsun o kimseye ki, insanları güldürmek için konuşur ve yalan söylerler! Yazık ona, yazık ona! (Ebu Davud, Edeb , 88; Tirmizî, Zühd , 10)

Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem) buyurdular ki: Ey insanlar, pervanenin ateşe atılması gibi sizi yalanın peşine düşmeye sevkeden şey nedir? Hâlbuki, üç yer hariç yalanın her çeşidi Âdemoğluna haramdır. Bu üç yere gelince: Kişinin rızasını sağlamak için eşine yalanı; harpte söylenecek yalan; İki Müslüman ı barıştırmak niyetiyle söylenen yalan. (Tirmizî, Birr , 26)

Kul yalan söylediğinde meydana getirdiği şeyin fena kokusundan melek kendisinden bir mil uzaklaşır. (Tirmizî, Birr , 46)

Elden geldiğince doğru olan tüccarların bile sattıkları mallara haram karışmış olabileceği anlatılmakta ve şu tavsiyede bulunmaktadır: Ey tüccarlar! Satış işine yemin ve boş söz, yalan bulaşmaktadır. Siz Rabbin öfkesini söndüren sadaka karıştırın.

(Ebu Davud, Büyû , 1; Tirmizî, Büyû , 4)

Alıp satanlar, alışverişi sıdk ve doğruluk üzere yapar, kusuru beyan ederlerse alışverişleri satan hakkında da alan hakkında da mübarek kılınır. Yalan söylerler, kusurları gizlerlerse, belli bir kâr sağlasalar bile, alışverişlerinin bereketini kaybederler. Yalan karışırsa alışverişlerinin bereketi yok edilir. Yalan yemin malı rağbetli, kazancı bereketsiz kılar. (Buharî, Büyû , 19, 22; Müslim, Büyû , 47)

Alıp satanlar, alışverişi sıdk ve doğruluk üzere yapar, kusuru beyan ederlerse alışverişleri satan hakkında da alan hakkında da mübarek kılınır. Yalan söylerler, kusurları gizlerlerse, belli bir kâr sağlasalar bile, alışverişlerinin bereketini kaybederler. Yalan karışırsa alışverişlerinin bereketi yok edilir. Yalan yemin malı rağbetli, kazancı bereketsiz kılar. (Buharî, Büyû , 19, 22; Müslim, Büyû , 47)

 

 

 

 

Paylaş: